Aylar: Ağustos 2018

Evlilik ipuçları

evlilik-sorunlari

 

Evlilik iki farklı cinsten ve yetiştirilme ortamından  (aile, çevre, kültür) gelen iki insanın birlikte bir yaşam kurmaya çalıştığı bir kurumdur. Bu nedenle mutlaka algıları, düşünceleri, davranışları, alışkanlıkları farklılık gösterebilecektir. Aynı olmaya çalışmak yerine birbirlerinin farklılıklarına saygı göstermeye ve hoşgörülü olmaya çalışmaları evliliği daha mutlu olunan bir birlikteliğe dönüştürebilir.

Evlilik öncesinde çiftlerin birliktelikleri bir “maskeli balo” gibidir. Birbirlerine karşı, nazik, anlayışlı, hoşgörülü ve sevecen yaklaşırlar. Duyarlı ve incedirler. Ama evlilikle birlikte bu maskeli balo sona erer ve çiftin her biri kendi gerçek özelliklerini ortaya koymaya başlarlar. Böylece birbirlerine bazen kaba davranabilen, hoşgörüsüz olabilen, ilgisiz davranabilen ve hatta agresif tutumlar gösteren birileri olmaya başlarlar. Bu olumsuzluklar eşlerin bu durumu diğerinin evlilikten sonra değiştiği yönünde algılamalarına neden olabilir. Aslında değişen kişiler değil, koşullardır. Evliliğin getirdiği birlikte yaşam koşulları doğal olarak bazı fark edilmemiş veya önemsenmemiş özelliklerin ortaya çıkmasına, sergilenmesine uygun zemin oluşturmaktadır.

Evliliğin mutlu bir birlikteliğe dönüşmesi için eşlerin birlikte çaba göstermeleri gerekir. Aralarında çıkan sorunlarda haklı çıkmayı amaçlamaktan çok mutlu olmayı amaçlamaları önemlidir. Tartıştıkları problemlerini aralarına alıp birbirlerine karşı mücadele etmek, bunu bir güç savaşına dönüştürmek yerine, problemi karşılarına alıp eşler aynı tarafta yer alarak birlikte çözüm üretmeyi hedeflemelidirler.

Birbirlerine karşı sevgi ve saygı ölçütleri içinde olmaya azami özen göstermelidirler. Yoksa evlilikleri sürekli bir çatışma ortamına dönerek, huzursuzluğun, mutsuzluğun kaynağı olacaktır. Tartışmalarında bu nedenle yıkıcı olmak yerine yapıcı olmak yönünde tavır ve söylemler olmalıdır. Bu bağlamda beden dili de önemli bir faktördür. Unutmamalıyız ki karşımızdakine mesajlarımız sözlerden çok beden dili ile ulaşmaktadır. Ayrıca olumsuz duygularını olabildiğince “ben” diliyle ifade etmeye suçlayıcı, yargılayıcı bir dil kullanmamaya özen gösterilmelidir.

Evlilikte çatışmaları azaltmanın, daha huzurlu ve mutlu olabilmenin yollarından biri de “üç maymun tekniği”ni kullanmaktır. Çoğumuzun “görmedim-duymadım-bilmiyorum” anlamıyla bildiğimiz üç maymun tekniği, aslında sekizinci yüzyıl Hindistan’ında ortaya çıkan ve “kötüyü görme”, “kötüyü duyma”, kötü söz söyleme” öngörüsüyle var olan bir öğretidir. Eşler de bu tekniği kullanmaya çalışarak birbirlerinin kötü yanlarını, kusurlarını görmemeye, kötü sözlerini duymamaya ve kötü söz söylememeye çalışırlarsa daha huzurlu ve mutlu bir evliliğin de olmasını sağlayabileceklerdir.

Diğer bir yöntem de, tartışma sırasında öfke gibi bir duygunun yoğun olarak yaşanması ve eşlerden birinin saldırgan söylem ve tavırlar göstermeğe başladığı anlarda, tartışmaya ara vermeyi öngören “mola yöntemi”dir. Eşler veya eşlerden biri bu durumlarda tartışmaya ara vermeli, ortamdan bir süreliğine uzaklaşmalı, daha sakin ve ılımlı bir konuşma ortamı sağlandığında konuyu tekrar konuşmaya başlamak olmalıdır. Bir diğer ipucu da şu olabilir; bazen konunun veya tartışmanın hemen bir sonuca varmasını istemek yerine “zamana bırakma” yolu ile daha sonraya ertelenebilmeli, aradan geçen sürede eşlerin konu hakkında daha sakin ve etraflıca düşünebilmelerine, karşı tarafın fikrini de anlayabilmesine, konuyu daha doğru analiz edebilmesine de olanak tanınmalıdır.

Sorunlarını bir çok yöntemi kullanmalarına rağmen çözemeyen, ya da iletişim açısından birbirlerinden çok uzaklaştıkları bir noktaya gelen çiftler mutlaka uzman kişilerden evlilik terapisi almalıdırlar.

Evlilik terapileri; Bireysel Terapi, Bireysel Evlilik Terapisi, Birleşik Terapi, Dört Yollu terapi veya Evlilik Grup Terapileri ve Kombine Terapi denen tüm bu tekniklerin ardışık veya bazılarının birlikte kullanıldığı Terapi teknikleri ile gerçekleştirilebilmektedir. Bunlardan Birleşik / Birleşmiş (conjoint) Evlilik Terapisi evlilik terapilerinde en sık ve yaygın kullanılan bir yöntemdir. Bu terapi yönteminde evli çift bir veya farklı cinsten iki terapistle, bir arada tedaviye alınarak, evlilikle ilgili sorunlarının çözümüne yönelik olarak çalışılır. Bu yöntemle birlikte gerek duyulduğunda eşler bireysel olarak da kendilerini anlamaları ve evlilikte sorunlara yol açan kendileri ile ilgili bazı noktaları fark etmek ve çözebilmek üzere de aynı terapist veya farklı bir terapistten terapi görebilir.

Evlilik terapisi daha huzurlu, mutlu ve verimli bir evlilik için alınması gereken bir hizmet türü olmakla birlikte, bazen sorunların boyutu, özellikleri, eşlerin çok temel bazı farklılıkları vb. durumlar söz konusu olduğunda daha sağlıklı bir ayrılık / boşanma sürecini yönetmek üzere de yararlı işlevi olan bir terapi yoludur. Terapide öncelikli amaç bireylerin olabiliyorlarsa bir arada mutlu olmalarına destek olmaktır, ama bu olamıyorsa bu terapi süreci gerektiğinde ayrılığın da bir çözüm olabildiğini, bunun da daha doğru biçimde yapılabileceğini bize gösterebilecektir.

                                                                                                                                                           Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz