Günyüzüne Çıkmamış Hikayeler

Günyüzüne Çıkmamış Hikayeler

dolunay

Hiçbirimizin hikayesi sıradan değil, ya da hepimizinki sıradan aslında..

Hepimiz yaşantımızın özelini birileriyle, başkalarıyla zaman zaman paylaşırız. Bu paylaşımda bir kısmımız oldukça açık yürekli olabilir, dürüstlükle iç dünyamızı ve gerçeklerimizi ifade ederiz. Bir kısmımız biraz karşımızdakinin görmesini istediğimiz haliyle, gerçeklerimizi bazen biraz çarpıtarak veya bazen kısmen saklayarak paylaşırız. Yine kabaca bir kısmımız da oldukça ketum davranır, içimizdekileri, gerçeklerimizi pek dışarı çıkartmayız. Bu üç kategorinin dışında, bir de kendi gerçeklerinin tam olarak farkında olamayan ve istese de doğru biçimde başkalarıyla paylaşamayan bir grup insan vardır. Hangi nedenle olursa olsun veya herhangi bir nedenle pek çok insanın öz yaşantı hikayesi / hikayeleri gün yüzü göremeden, sadece o kişinin veya duruma göre yakınındaki bir-iki insanın bildiği sırlar olarak karanlıkta kalmakta ve ruhsal kozmosun derinliklerinde yitip gitmektedir.

Ama biliyoruz ki ‘her insan ayrı bir dünyadır’ ve eşsizdir. Dışarıdan bakıldığında bir insan ne kadar sıradan, ne kadar alelade görünse de, o da mutlaka başrolünde olduğu ilginç bir hikaye taşır. Ama çoğumuz sadece gün yüzüne çıkmış, bazen biraz da süslenmiş, abartılmış ve çarpıcı hikayeleri seviyoruz. ‘Vay be!’ dedirten hikayeleri ve bu hikayeleri olan insanları olağanüstü algılayıp, cazibe nesnesi haline getiriyoruz. Bu hikayeler çok kez medya aşçıları, sinema yapımcıları ve bunun gibi sektörler tarafından ya oluşturuluyor ya da abartılarak sunuluyor ve bizim bu hikayelere ve kahramanlara olan merakımız ciddi bir rant potansiyeli de olabiliyor. Evet gerçekten çok ilginç sayılacak, hatta bazen olağanüstü yaşam öyküleri ve bunun kahramanı olan insanlar var tabi. Ama bunların dışındakileri, ya da tam olarak bilemediğimiz yaşamları ve hikayeleri yok veya sıradan görmek doğru mu sizce?

Bence kesinlikle değil. Bunu bir psikoterapist olarak çalışmanın verdiği avantajla belki daha kolay söyleyebiliyorum. Çünkü, dışarıdan hiçbir sıra dışılığı, ilginçliği yok gibi görünen insanlardan öyle hikayeler çıkıyor ki; bu belki benim artık kanıksadığım ama çoğu insanın ‘vay be!’den de öte tepki verebileceği şeyler olabiliyor. Aslında her zaman çok aykırı ya da olağanüstü olması da gerekmiyor bu hikayelerin ama sandığımız gibi tekdüze, önemsiz ve bir ilginçliği olmayan hikayeler değiller hiç biri kesinlikle. Yani sokakta, otobüste, lokantada, ofisinizde, mahallenizde, apartmanınızda, sinemada, çarşıda vs. her nerde olursa karşılaştığınız, gördüğünüz, konuştuğunuz, tanıdığınız ya da tanımadığınız veya hatta hayatınızda size yakın bir yere sahip olan; o insanların hepsinin bir hikayesi var ve hepsinin mutlaka ilginç bir hikayesi, hatta bazılarının müthiş hikayesi. Ve sizin de oldukça ilginç bir hikayeniz var mutlaka. Ama asla sıradan değiller. Sadece bizim bilmediğimiz ya da ‘gün yüzüne çıkmamış hikayeler’ onlar. Belki biz dışarı çıkarmıyoruz, belki bazen biz kendi hikayemizi okuyamıyoruz; belki çok kez gün yüzüne çıkması gerekmiyor; özel kalması gerekiyor ya da sınırlı paylaşılması, ya da bazen paylaşılıp bilinmesi gereken hikayeler. Hikayelerin akibeti ne olursa olsun, bilmemiz gereken gün yüzü görmeseler de onların var olduğu ve aslında çok ilginç oldukları. Ya sizin ki; ilginç bulmuyor musunuz yoksa?

Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*